Araç Haber Gazetesi

ÜÇ AYLAR: KUTLU, BEREKETLİ ZAMANLAR VE ARINMA, KAZANMA MEVSİMİ

ÜÇ AYLAR: KUTLU, BEREKETLİ ZAMANLAR VE ARINMA, KAZANMA MEVSİMİ
Numan DÜLGER( arachaber4@gmail.com )
137 Okunma
23 Şubat 2021 - 18:44

Bir rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan üç aylara daha kavuştuk elhamdülillah ve ilk kandil gecesi olan Regaip kandilini de bu akşam (18.02.2021) ihya edeceğiz inşaallah. Manevî iklimi ile benliğimizi kuşatan, gönüllerimizi ferahlatan üç aylara ulaşmanın mutluluğunu bir kez daha yaşıyoruz.Üç aylar, Regaip kandili ve Sevgili Peygamberimizin (sas) İsra ve Miraç mucizesini yaşadığı Miraç gecesinin bulunduğu Recep ayı, Pek çok kişinin affına ve kurtuluşuna vesile olacak Berat kandilinin yer aldığı Şaban ayı, Ve son on günü içerisinde yer alan ve Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başladığı gece olan Kadir gecesinin bulunduğu Ramazan aylarıdır ve değerli zaman dilimleridir. Üç aylardan Recep ve Şaban, bizleri ruhen ve bedenen Ramazan’a hazırlar. Bu sebeple Resûl-i Ekrem (sas), Recep ayı girdiğinde, “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan’a ulaştır!” diye dua etmiş ve üç ayları sevinçle karşılamıştır.

Kültürümüzde kandil olarak adlandırılan bu dört mübarek gece, dünyanın koşuşturması içerisinde varlık ve yaratılış gayesini unutup sonu gelmez emel ve hevesler peşinde koca bir ömrü heba eden bizlere, özümüze dönme ve kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunar. Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi yeniden düşünme, tövbe ederek geçmişi affettirme, dua, azim ve kararlılıkla geleceği inşa etme imkânı sağlar.Bütün mekânlar ve zamanlar Allaha aittir. Ama bazı mekânlar ve zamanlar trafik levhası gibidir. Bize yolumuzu ve yönümüzü gösterir. Çünkü modern zamanlarda insanoğlu hiçbir arzusuna gem vuramıyor, isteklerini dizginleyemiyor, tutkularını terbiye edemiyor, özellikle güç, servet ve şehvet tutkusunu frenleyemiyor. Hatta maneviyattan uzaklaşmalar, dünyevileşme ve dünyaya değer vermeler arttı. İşte bu manevi boşluk içinde buhran ve stres yaşayanlara bir hoşluk, rahatlık ve mutluluk arayanlara bir fırsattır 13 şubatta başlayan rahmet ve mağfiret mevsimi üç aylar ve kandiller. ‘Müminler için bütün günler ve aylar, Allah’ı hoşnut etmek ve rızasını kazanma amacıyla ve ubudiyet bilinciyle geçirilir. Ancak üç aylar olarak bilinen bu aylar, manevi coşkunun daha yoğun yaşandığı bir mevsimdir. Bu ayların içinde bazı geceler ise bu coşkunun heyecana ve manevi zevke dönüştüğü müstesna zaman dilimleridir.

Regaip Kandili: Bu gece idrak edeceğimiz ve duaların makbul olduğu beş geceden biri olan Regaib gecesi ne anlama geliyor? Hakk’ın in’am/nimet hazinesinden bahası ağır şeylere veya bol atıyyelere nail olma gecesi” demek olur. Regaip, herhangi bir şeyi istemek, arzu duymak, meyletmek, bu emeller doğrultusunda tutkuyla çaba sarf etmek demektir. Regaib Kandili ise her türlü arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı, rağbetlerimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana, hakka ve hakikate; regaibimizi Rabbimize yöneltmek, bütün işlerimizi Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun hâle getirme çabasıdır. İlk kandil gecesinin mesajı “Rağbetimiz başkaca hiç bir şeye değil, sadece O’na olsun ki, her gecemiz Regaib olsun!” Regâib gecesi için referans olarak verilen İnşirah suresinde, insanın gönül ferahlığını yakalaması ve zorlukları yenmesi ve üzerindeki boyundurukları atması için, “Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun” (İnşirah 7) buyrulmuştur. Regaib Kandili’nde, Yüce Rabbimizin değer verdiği, rağbet ettiği şeylerle meşgul olmalıyız ki, emirlerini tutarak, yasaklarından uzak durarak, salih ameller ve ibadetlerle, zikir ve tesbihat ile dualarla, Kur’an okuyarak, ahlak ve edebimizi güzlleştirerek O’nun değer verdiği ve razı olduğu kullarından olabilelim. Cenab-ı Hakk’ın engin rahmetine, ilahî lütuf, inayet, ihsan ve ikramlarına mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi yeniden gözden geçirelim. Günah ve hatalarımızla yüzleşelim. Nefis muhasebesi yapalım. Din-i mübin-i İslâm’ın manevî ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya çalışalım. İhtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak duralım. Kendimizden ve aile fertlerimizden başlayarak bütün akraba ve komşularımıza varıncaya kadar toplumun tüm kesimleri arasında sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulması, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi, insanî ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşması için azami gayret gösterelim. Bu zaman dilimleri ile ilgili rivayetlere baktığımızda özellikle Ramazana hazırlık olarak Pazartesi ve Perşembe günleri ya da bu ayların 13,14 ve 15. günleri oruç tutmak, (daha fazla oruç tutmak isteyenler “davut orucu” dediğimiz bir gün tutup diğer gün tutmayarak oruç tutabilirler.) kendimiz, ebeveynimiz ve milletimiz-alem-i İslam ve ümmet-i muhammet için dua etmek, tövbe ve istiğfar etmek tavsiye olunmuştur. Ayrıca terk ettiğimiz beş vakit namazımızı alışkanlık haline getirmek ve tiryakisi ve müptelası olduğumuz kötü alışkanlıklarımızı bırakmak için de bu aylar iyi bir fırsattır. Çünkü “kırk gün ne dersen/yaparsan o olur” derler. İşte bize tam tamına doksan gün.

Üç aylarınızı ve ilk kandil gecesi olan regaib kandilinizi tebrik eder, bu bereketli ve faziletli gün ve geceleri en güzel şekilde değerlendirebilmeyi ve yaşadığımız salgından kurtulmayı, bütün bela ve musibetlerden bizleri korumasını Yüce Allahtan niyaz ederim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2021 - Tüm hakları saklıdır.